Sanat, tasarım, şehircilik, editörlük alanlarında ve bunların kesiştiği noktalarda işler üreten Yağmur; Şehir Planlama mezunu. Üniversite sonrası dört sene boyunca kent, mimari ve tasarıma odaklanan dergilerde editör olarak çalışmış. Bizim sektöre çok uzak değil yani!

2019 yılında Bauhaus Üniversitesi’nde iki dönem süren, Seeking Unseen isimli bir ders vermiş. Sanata ilgili olanlar Bauhaus’un önemini bilirler!

2017 yılından beri, Ozan Akkoyun ile kurduğu Paleworks isimli stüdyo kapsamında görsel iletişim tasarımı ve sanat yönetmenliğinden, mobilya ve moda tasarımına uzanan bir skalada projeler üretiyor. Grafik tasarım söz konusu olduğunda, kültürel projelerde yer almaya özen gösteren ekibin son işi; Venedik Mimarlık Bienali Türkiye Pavyonu’nun görsel kimlik ve websitesi tasarımını yapmak olmuş. Bu kreatif stüdyonun mobilya alanına girişi hakkında ise; “Bauhaus’un ortaya çıktığı şehir olan Weimar’da geçirdiğimiz iki yılın etkisiyle oldu. Flow ismini verdiğimiz askılık sistemi, birçok sergi ve Yeni Bauhaus Müzesi’nin açılışında yer aldı. Tasarımın fonksiyonelliği ile sanatın konsept ve mesaj kaygısını bir araya getiren ürünler tasarlıyoruz.” Paleworks aynı zamanda “Pale” adında bir kıyafet koleksiyonu da sunuyor.

Şu anda Berlin’de yaşamını sürdüren Yağmur, yaratıcı alanlar söz konusu olduğunda; oturmuş bir çevreye sahip olmanın ilerlemede yolunuzu açan en büyük etkenlerden biri olduğundan bahsetti. “Farklı şehirlerde yaşamak, her ne kadar heyecanlı ve yenileyici görünse de, beraberinde değişimi de getiriyor. Her yeni yaşam alanı, çevreyi yeniden inşa etmeyi gerektiriyor. Bu da, yaptığınız işe odaklanmanın yanında, yeni bir kültüre alışmak, dil öğrenmek, insanlarla tanışmak, kendinizi kanıtlamak demek. Bunun en yakın örneği ise, Berlin’e pandemi başında taşınmış olmamın tetiklediği, yerleşme ve adapte olma süreci oldu.” Başarılı iş hayatını devam ettirirken karşılaştığı bir başka zorlayıcı etken ise sık kullanılan “multidisiplinerlik” kelimesinin altını doldurabilmek. “Farklı alanlarda iş üretmenin özgürleştirici bir yanı olabilir. Ancak her işte aynı anda başarılı olmak kolay değil. Bazen kendimi sürekli çalışan ama üzerinde çalıştığım farklı projelerin hiçbirinde istediğim sonucu alamamış halde buluyorum. Bunun sebebi yeterince zamanım olmaması. Sorun etmiyorum çünkü hayatın yalnızca işten ibaret olmadığını biliyorum. O sebeple eski deneyimlerim üzerinden kendime odaklanabileceğim sakin bir iş düzeni kurma yönünde ilerliyorum.”

Anaerkil bir aileden geldiğini belirten Yağmur; “Ben güçlü kadınların arasında büyüdüm. Hiçbir zaman kendimi kadın olduğum için yetersiz hissetmedim. Dolayısıyla benim için bunun tersi hiçbir zaman normal olmadı. Ancak bu konuda benim kadar şanslı olmayan çok fazla kadın var. Dünya, bunu yaşayanlar ve bunu fark edenlerin birliği ile güçlü bir değişim sürecine girmiş durumda. Doğuştan kadın olan ve kendini kadın olarak tanımlayan bireyler, sosyal medyanın da gücüyle seslerini duyurabiliyor ve bu birliktelik birçok kişi için umut oluyor.”

Production; Berk Karaoglu
Photography; Edge Berlin
Anil Ayhan
Nazli Deniz
Bengi Cos

Creative Direction; Eva Mikelatou
Styling; Camix Pailler
Make up; Cansin Böhme