Veslomoj Norveçli bir ışık ve ses sanatçısı, Berlin’de yaşıyor. Memleketi “Grinder” ve onun bir dizi kurt dişinden oluşan armasının kombinasyonu olan “Grinderteeth” takma adıyla DJ’lik yapıyor. Bu isim aynı zamanda dişlerinizi gıcırdatma konseptini yansıtıyor çünkü Ves’in sık sık rahatsız edici ve uçta denilebilecek parçaları var! “Çalışmalarım sosyo-politik konular, insan benliği, cinsiyet ve cinselliğin farklı deneyimleri etrafında konumlanıyor. Yaşamanın, hissetmenin ve inanmanın ne olduğunu; insanlığın önemli anları ve insan psikolojisindeki katmanlar üzerine bir manifesto yaratıyorum. Sosyo-politik bir ortamda teorik ve eleştirel düşünme, sanatsal pratiğimin ayrılmaz bir parçası ve çalışmalarım ve bu parçaları ve sözleri yazarken ki dayanağımı oluşturuyor.” ve ekliyor “İnanıyorum ki, Wire’ın yazarı David Simon’ın Çaresizliğin Cüreti adlı konuşmasında değindiği gibi, ‘Daha iyi bir sonuç öne sürebileceğinizi düşündüğünüz bir veya iki yer seçmek ve emrinizdeki araçlarla savaşmak faydalı olacaktır.’”

Ves’e göre başarı kavramı göreceli. Bu, farklı insanlar için farklı şeyler ifade ediyor ancak toplumda bugünlerde para ve şöhretle oldukça fazla bağlantılı. Norveç’te küçük bir kasabadaki çiftlikten, Berlin gibi büyük bir başkente gelerek hayal ettiği hayatı kurmayı başardığından, inandığı ve fark yarattığını hissettiği projelerle iş yapıyor olduğundan kendini oldukça mutlu hissediyor. “Başkalarıyla iş birliği yapmak, işle seyahat etmek ve bu şekilde insanlarla tanışmak, onların yaşamlarını ve ülkelerini öğrenmek ve duymak benim için bir başarıdır. Başarının en büyük kaynağı mutlu olmak değil midir zaten?”

Başkalarının uzmanlığını ve yaratıcı yeteneğini reddetmesine izin vermeden; yaratıcı becerileri ile kendine olan inancını bulmak için çabalayan bir kadın Veslomoj. “Kariyerimde karşılaştığım en büyük zorluk, cinsiyetçi yorumlarla başa çıkmaya çalışmak oldu. İnsanların sanatımla ilgilenmelerinin ve benimle çalışmak istemelerinin tek nedeninin benden bir çıkar elde etmek istemeleri olduğunu söyleyen insanlara karşı durarak her zaman sanatımla ön plana çıkmayı hedefledim.”

Hayatı boyunca futbol ve motor sporlarına olan tutlunluğu yüzünden “erkek gibi” muamelesi gördüğünü anlatan Ves; “Bunların hiçbirinin kadın olduğum için yapılması doğal olmayan şeyler olduğunu düşünmemiştim.” sözleriyle de bunu en güzel şekilde aktardı. Bir kadının, çoğunluğu erkek kitleden oluşan bir spor ile ilgilenmesi çok mu garip? Çocukluğunda ilgilendiği spor ile ilgili cinsiyetçi yorumlara maruz kalan Ves, şimdi de mesleği ile ilgili aynı yorumlarla başa çıkıyor “Cinsiyetimle ilgili yaşadığım zorluklara karşı durduğum yeri koruyabilmem adına yeterince deneyim ve güce eriştiğim bir noktada olduğumu hissediyorum. Böylece asıl önemli olan şeye, çok önemsediğim işime odaklanıyorum”

Kadınlara bir tavsiye ekleyerek bitirmek istiyor; “Bize dayatılan toplumsal normların ve sınırlamaların dışında yaşamanın bir yolunu bulabildiğinizde, kadınlığın ne kadar güzel bir şey olduğunu farkına varıyoruz. Ben kadın olmayı seviyorum. Kendi gücümü, azmimi, fiziksel ve mental kuvvetimi seviyorum. Diğer kadınlara güçlü mesajlar vermeyi, onları desteklemeyi seviyorum. Mükemmel standardına girmek zorunda değilim ve girmeyeceğim.”

Production; Berk Karaoglu
Photography; Edge Berlin
Anil Ayhan
Nazli Deniz
Bengi Cos

Creative Direction; Eva Mikelatou
Styling; Camix Pailler
Make up; Cansin Böhme