Adresimiz Slovakya’nın başkenti Bratislava’yı gösterdiğinde karşımıza Melisa çıkıyor. Geri dönüşümün önemi ortada! Dünya gitgide kötüye giderken, geri dönüşüm ile biraz da olsa destek olmaya çalışmak sandığınızdan daha önemli. İşte bu noktada Melisa’ya değiniyor. Kendi ismi ile kurduğu ve tamamı geri dönüştürülmüş tekstilden oluşan markasının ilk koleksiyonunu oluşturmaya 2018 yılında başlamış. “Melisa Minca, geri dönüştürülmüş modanın toprak tonlarından fazlası olabildiğinin kanıtıdır. Bizim ürünlerimiz moda endüstrisinin neden olduğu çevre kirliliğine ve insan sömürüsüne katkıda bulunmayan bireyler için. Giyilen şey, herhangi bir hiyerarşiyi sürdürmemeli, bunun yerine çeşitliliğimizi kutlamalıdır.”

İşine sıfır sermaye ile başlayanlardan biri de Melisa. Başarılı olmak için herhangi bir sermaye gerekmiyor. “Beni tek başına büyüten güçlü bir annenin kızı olarak, finansal özgürlüğün ne demek olduğunu çok iyi biliyorum. Hayattaki en büyük başarım şu anda geçimimi sağlayabildiğim işim. Sıfırdan buralara gelmiş olmak beni gururlandırıyor.” sözleri ile de bunu net bir şekilde ifade ediyor. Bu işi sürdürürken en çok zorlandığı şey, mental sağlığını stabil tutmaya çalışmak olmuş. İnişli çıkışlı ilerleyen bu yolda, başarıya ulaşmak her zaman kolay olmuyor. Çevresindeki insanların da yardımı ile bu zor süreçleri geride bırakmış. Desteğin yalnızca maddi olmadığını, manevi desteğin hepsinden önemli olduğuna da değinmeden geçmiyor. 

“Moda sektöründe beni en çok korkutan şey hız! Endüstrinin yavaşlaması ve ekonomik, sosyal ve çevresel olarak daha sürdürülebilir çalışma yöntemlerini benimsemesi gerekiyor. İkincisi çeşitlilik eksikliği. Ben ayrıcalıklı beyaz bir kadınım ama tüm şovların, başyazıların, seyir kitaplarının vb. ne kadar “beyaz” olduğunu farkettiğimde çok şaşırdım. Endüstrinin neden daha kapsayıcı olmadığını anlayamıyorum. Bu tuhaflığın ötesine geçmemiz gerekiyor. Üçüncüsü, güzellik standartları! Her ne kadar klişelere karşı çıkan daha fazla tasarımcı, dergi ve ses kendi adlarına konuşmaya başlasa da, en etkili markalar hala imkansız vücut standartlarını destekliyor ve bu beni sinirlendiriyor.”

Production; Berk Karaoglu
Photography; Edge Berlin
Anil Ayhan
Nazli Deniz
Bengi Cos

Creative Direction; Eva Mikelatou
Styling; Camix Pailler
Make up; Cansin Böhme