HIZLI VE ÖFKELİ: MODANIN SEKTÖRE DOKUNUŞU

MODANIN ELİNİ UZATMADIĞI BİR SEKTÖR VAR MIDIR? NEREDEYSE YOK DİYEBİLİRİZ ÇÜNKÜ MODA İSTESEK DE İSTEMESEK DE HAYATIMIZIN HER ALANINA ADAPTE OLABİLEN BİR “SANAT”… MODA TASARIMCILARI YALNIZCA MARKALARINI GELİŞTİRMEKLE KALMIYOR, DİĞER SEKTÖRLERE DE DOKUNMAYA DEVAM EDİYOR. ARKALARINDA BARINDIRDIKLARI GÜÇLÜ EKİPLERİ İLE GÖZE HİTAP EDECEK ÖZEL TASARIMLAR YARATMAK KOLAY GÖRÜNSE DE, GÜNLERİNİ HATTA GECELERİNİ BUNUN ÜZERİNE DÜŞÜNEREK GEÇİRİYORLAR. BU SANATIN DOKUNDUĞU BAŞKA BİR ALANDAN BAHSETMEK İSTİYORUM BUGÜN; OTOMOBİL SEKTÖRÜ.

ARABA TASARIMI, GEREK İÇ DETAYDA KULLANILAN ÖZEL AKSESUARLAR VE DERİLER, GEREK İSE DIŞINDA YAPILAN TASARIM DETAYLAR OLSUN BAŞLI BAŞINA BİR KONU. TASARIMCININ BU ÖĞELERİ TASARLARKEN İKİ MARKANIN DA ÇİZGİSİNDEN İLERLEMESİ ÖNEMLİ BİR DETAY. ÇOĞUMUZUN HER GÜN İŞE, OKULA, MARKETE GİDERKEN KULLANDIĞI ÖZEL ARAÇLARIMIZ VAR. BU ARAÇLAR DA TIPKI MODA SEKTÖRÜNDE OLDUĞU GİBİ HER YIL TRENDLERE UYGUN OLARAK YENİLENİYOR. ARKASINDAKİ TEKNOLOJİK GELİŞMELER BU YENİLENMENİN BAŞLICA SEBEBİ TABİİ. ANCAK BUGÜN TEKNOLOJİK GELİŞMELERDEN DEĞİL ESTETİK DOKUNUŞLARDAN SÖZ EDECEĞİZ.

BU ZAMANA KADAR YAPILAN İŞ BİRLİKLERİNE BAKTIĞIMIZDA, MODA MARKALARINDAN GUCCİ VE HERMÈS ÖN PLANA ÇIKARKEN, ARABA MARKALARINDA MERCEDES LİSTENİN BAŞINDA. GELİN BİRKAÇINA BİRLİKTE GÖZ ATALIM.

1979 CADILLAC SEVILLE BY GUCCI

70’lerin sonuna doğru, ünlü italyan moda ve deri markası Gucci, General Motors’un Cadillac’ına yeni bir soluk getirerek “Seville Gucci” özel serisini piyasaya sundu. Yaklaşık üç yüz adet gibi sınırlı sayıyla satışa çıkan arabaya, sadece üç renk seçimi konuldu; siyah, beyaz ve kahverengi. 

Markanın sahibinin oğullarından biri olan ve aynı zamanda Seville’in dizaynından sorumlu Aldo Gucci;”Bu araba için yarattığımız Gucci stili, şanslı birkaç araç sahibine nadir bir ayrıcalık ve güzellik sağlamak için tasarlandı.” diye açıklama yapmıştı. 

Arabayı özel kılan tasarım elementlerinden bahsetmek gerekirse; Gucci desenini arabanın iç ve dış kısımlarında yoğunlukla kullanıldığını görüyoruz; C sütunundaki (arka cam ile yan arka cam arası), iç tavan, koltuk başlıkları ve arka orta koltuk kol dayamasında bu desen mevcut. Markanın ismi ve klasik iç içe geçmiş G logosuna da sık sık arabanın iç ve dış kısımlarında rastlıyoruz. Bence bu arabayı en özel kılan şey, kaput ambleminde Gucci sembolünün kullanılması çünkü arabanın markasını gösteren en önemli ve göze batan yeri orası. Zamanının en iyilerinden olan Cadillac’ın bu önceliği Gucci’ye vermesi, o yıllarda markanın prestijini daha da arttırmış. 

2007 LAMBORGHINI MURCIÉLAGO LP640 BY VERSACE

Lüks italyan araba markası Lamborghini’nin; Murciélago LP640 modelinin 2010 yılında üretiminin durması, egzotik otomobiller arasındaki yerini korumadığı anlamına gelmiyor. Lamborghini’nin tüm modellerinin rüyaları süslediğini de göz önünde bulundurursak, Versace en mantıklı seçim olmuş. 2006 yılında Paris Otomobil Fuarı’nda Lamborghini Murciélago LP640 “Versace”, 6.5 litrelik V12 motoru ve Versace’nin enfes yorumu ile müşteriye tanıtıldı. Arka çamurluk kısmında Versace’nin ikonik logosunun damga gibi vurulması ve Lamborghini’nin ikonik kapılarındaki Yunan labirent tasarımı kolayca fark ediliyor. Döşemede, Versace Greco motifiyle dikilmiş çift renk Bianco deri koltuklar, orta konsolda bir Gianni Versace logo plakası ve her şeyin ötesinde Versace markalı eksiksiz bir bagaj çanta seti var.

2008 BUGATTI VEYRON FBG BY HERMÈS

2008 Cenevre Otomobil Fuarı’nda görücüye çıkan Bugatti Veyron Fbg x Hermès, lüks alıcılar için başka bir örnek. Bugatti’nin sektördeki teknik performansı ile Hermès’in modadaki üstün el işçiliği birleşince ortaya kusursuz bir araç çıkmış. Bu arabada 1,001hp üreten dört turboşarj tarafından beslenen 16 silindirli “W” konfigürasyonlu motorun yanı sıra, Hermès’in imzası da yer alıyor. Ön konsol yanları, kapılar, arka kanat altı, Hermès’in ikonik logosu olan atlarla yeniden tasarlanıp arabanın rengiyle homojen bir görünüm elde edilmiş. İlk bakışta arabanın dış dizaynında arka kanat altı dışında herhangi bir Hermès elementi görmediğinizi zannediyorsunuz ta ki  radyatör ve ara soğutuculardaki alüminyum ızgaralara yakından bakana kadar. Her birinde “H” harfi işaretlenerek ızgaralar yeniden tasarlanmış, bir sürü H harfinin oluşturduğu ince detay hemen fark edilmiyor. Bu da Hermès farkı… Ayrıca bagajda Hermès çantası ve anahtarında içinde bulunduğu büyük bir dikdörtgen kutu ile teslim alma ayrıcalığı yaşatıyor. İki adet Hermès çantası ve bir Bugatti çantası çıkıyor. Hermès’lerin biri klasik Birkin model diğeri ise arabanın bagajına sığabilecek boyutta dikdörtgen büyük bir çanta modeli.

2011 FIAT 500 BY GUCCI

Fiat ve Gucci, Gucci’nin 90. yılı ve Fiat’ın 110. yıldönümü dönemleri sebebiyle 2011’de özel bir sürüm hatchback yaratmak için el ele verdi. İnsanlar, bu özel serinin çıkışından önce onun ikonikleşeceğinden ve bir başarı öyküsü olacağından habersiz olsalar da herkesin soracağı tek bir soru vardı: “Neden performansıyla tanınan lüks bir otomobil markası değil de bu marka?”. Amaç lüksü hedef edinmek değildi. Gucci zaten sektörde lüks markalar arasına adını yazdırmış başarılı bir marka. Fiat 500 ise erişilebilir kompakt bir araba olmasından dolayı bu lüks markanın adını her yere götürebilecek ve daha çok kişiye ulaştıracaktı. Spor otomobillerin uzun yolda tercih edilmediğini hepimiz biliyoruz. Gerek yakıt tutumluluğunun gerek ise boyutların getirdiği rahatlığın ön plana çıktığı küçük arabalar, Avrupa’da en çok tercih edilen araçlardır. Bu özel seride dikkat çeken ve bu aracı akıllara kazıyan detay ise tavana ve yanlara çekilen Gucci’nin ikonik yeşil-kırmızı şeritleri. Jantlarda, B sütununda ve bagaj kapağında bulunan Gucci imzası ve logosuyla, dış tasarımda kullanıcıları minimallik karşılarken; iç mekanda, emniyet kemerlerinde ve ön konsolda bu şeritlerin sürekliliği sağlamakta.

2012 SMART BY JEREMY SCOTT

Evet! Yanlış görmediniz onlar bir çift kanat! Jeremy Scott ismini görenlerin çok şaşırmadığını düşünüyorum. Bana kalırsa kendi tarzına göre minimal sayılabilecek bir ölçekte.

Arabada ilk dikkat çeken detay olan kanatlardan başlayalım. Bu kanatlar, aracın stop lambaları; siz frene bastığınızda ya da gece farları açtığınızda, kanatlar ışık saçıyor. Yarı saydam karbon fiberden yapılan kanatlar için Scott; “Benim için kanatlar, özgürlük ve hafiflik hissi anlamına geliyor. Bu nedenle çevreyi zararlı emisyonlardan arındırmak ve yeni hareketliliğin hafifliğini sembolize etmek için onları Smart elektrikli versiyonunda kullanmak istedim.” diye açıklıyor. Gösterge paneli, koltuklar ve kapı içlerinin, aracın dış rengiyle aynı renk yani beyaz olması; saflığı, özgürlüğü ve beyaz bir güvercini anımsatıyor. Koltuklarda kapitone kullanılmış fakat Jeremy’ye ait herhangi bir imza görmüyorsunuz. Normalde otomobil markaları; moda markalarının, araçlarında sadece ufak logo yerleştirmelerine ve renk değişikliği yapmalarına izin veriyor. Jeremy ise onlar için farklı bir adım. Arabanın bu özel ve farklı dış tasarımıyla yollarda kullanılabilmesi için Mercedes’in lisans almış olması da oldukça dikkat çekici. Arabaların trafiğe çıkmadan önce geçtikleri pek çok güvenlik testi olduğu düşünüldüğünde, Jeremy’nin böylesine cesur bir tasarımla tescilli kanatlarını araca eklemesi ve bunun kabul görmesi büyük bir başarı. 

2020 MERCEDES G CLASS – MERCEDES-BENZ X VIRGIL ABLOH

Senelerdir alanının en iyilerinden olan Mercedes, geçtiğimiz sene sıradışı bir tasarıma imza attı. Off White markası ile kitlelere kendini sevdiren Virgil Abloh ve Mercedes-Benz tasarım direktörü Gorden Wagener. Sınır tanımadan ortaya koydukları benzersiz tasarıma hazır olun. G Serisi 4×4 Jip olarak görülse de, onlar bu projeye başlarken akıllarında daha farklı bir hedef vardı; bir yarış arabası! Büyük ve ağır bir araç ne kadar hızlı gidebilir? Tekniksel detaylara boğulsak da onlar AMG’nin tavrını en üst düzeye çıkarmak için lüksten, ham ve doğala geçiş yapılması gerektiğini düşündüler. 70’lerin sonunda ortaya çıkan G-Wagon orduda kullanıyorken, kimse bundan yaklaşık 40 sene sonra yarışılabileceğini tahmin etmemiştir. Arabaya bir adım geriden baktığınızda, aslında eski versiyonlarından daha geniş ve daha alçak olduğunu farkediyorsunuz. Yan aynaları ve kapı kolları tıraşlanmış ve iç donanım detayları onu bir yarış arabası gibi hissettirmesi için kaldırılmış. Kesinlikle standart bir G-Wagon kadar lüks veya pratik değil ancak “Project Gelandewagen” yarış arabası olması dışında tek seferlik bir sanat arabası da. Bu yüzden bu proje aslında gerisi üretilmeyecek olan diğer sanat eseri parçalarının yanına koymak isteyen koleksiyonerler için üretilmiş. Gerçek ama fütüristik yorumunun şekil bulmuş hali olan bu arabanın iç tasarımında; bebek mavisi ve kırmızı ile belirtilmiş güvenlik öğeleri, çarpı farlar, yarış arabası koltukları ve direksiyonu, kırmızı emniyet kemerlerinin üzerine atılmış imzalar ve kafes pencereler ile yarışa hazır bir G kasa sizi baştan çıkarmaya hazır. Ayrıca iç dekorasyonda Mercedes-Benz yarış ekibinin yarış teçhizatı retrolaştırılarak kullanmış.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir