Antakya doğumlu olan Senem, çocukluğuna dair hatırladığı en güzel anının; ablasının oyun odasında ona nasıl çizim yapacağını öğrettiği an olduğunu anlatarak başladı konuşmasına. “Dört veya beş yaşlarındaydım. Atomu parçalamış kadar güçlü hissettim! Çizim yapmak o kadar hoşuma gitti ki, o günden sonra yaratıcılık benim için her zaman ön planda oldu.” Çıktığı yolculukta en büyük artılarının yeteneği ve ailesinin desteği olduğunu da ek lemeden geçmedi. Tüm bunların en önemlisi gecesini gündüzüne katarak çalışması ve sonun da ürünlerine hayranlıkla baktığımız “WearSisters” markasını yaratması oldu. Çıktığı bu yolda, ona ilham olan ve teşvik eden doğru insanlarla tanışmak başka bir şanstı... “Çevremizdekilerin sevgisi ve desteği olmadan başarıya ulaşmak imkansız denilebilecek kadar zordur.” sözleriyle de bunu bizlere doğruladı zaten.