WUNDER Air Max’in 35. doğum gününü kutlarken, biz de çekime dahil olup Cansu Akın ile Air Max ve sneakerlar özelinde bir sohbet gerçekleştirdik.

Ayağındaki Air Max 1'ler ilk Air Max'in çıkış noktası olan Centre Pompidou ve bulunduğu konum olan Paris'den doğrudan ilham alıyor. Bu ayakkabıyı giyerken kendini nasıl hissettin?

Görür görmez tasarımına vuruldum! Farklı materyallerin bir araya geldiğindeki ahenki, sade aynı zamanda göz alıcı oluşu, ve özellikle üst yüzeydeki reflektif detaylar… Yürürken sürekli ayakkabılarıma bakıyorum! Ayakkabıları çekimde giydiğimde ilk hissettiğim şey bunu kombinleyebileceğim sınırsız seçeneğin heyecanıydı. En sevdiğim renklerden biri olan lacivertin de dil detayındaki kullanımı, bu sneakerları ayağımdan çıkarmamam için oluşan sınırsız sebeplerden biri. Üzerindeki Air Max Day aksesuarı ise benim için bu sneakerları çok daha özel yapıyor. Her detayda bulunan 3.26 tarihi; Air Max Day’in yanında güzel anılar biriktirdiğimiz bu çekimi hatırlatacak.

Giydiğin Air Max 1 modeli, ardında barındırdığı 24 ayrı silüetin öncüsü. Bu teknoloji; performans odaklı yaratılmış ve gün geçtikçe sokak kültüründe yer edinmiş. Air Max'in kültürdeki öncülüğü ve kullanıcıya sunduğu rahatlık hakkında düşüncelerin neler?

Air Max 1 sneaker tarihinde çığır açan bir siluet ve bugün, bu denli önemli bir silüetin atalarına gönderme yaptığı yeni versiyonunu karşılıyor olmak benim için çok önemli. Hava tabanı teknolojisi; performans odaklı yaratılmış olsa da birbiri ardına devam eden bir seri oluşu onu kültüre daha yakın hissettiriyor diye düşünüyorum.

Artık spor giyim sektörünün yanı sıra pek çok diğer sektörde de kabul görmüş ve her tarza adapte edilebilen sneakerları sen nasıl kombinliyorsun?

Sneakerlar bu konuda bana sınırsız bir imkan tanıyor. Rahatlığının verdiği konfor ile birlikte istediğimi giyebiliyorum. Çok kabarık prenses bir elbise, vintage bir jean veya takım elbise! Her şeyle kombinlemek mümkün. Ben günlük hayatımda renklerin birleşimini seven biriyim o sebeple beni nötrleyecek yeni seçeneğim Air Max 1 “City of Lights”!

Wunder ile gerçekleştirdiğin Air Max çekiminde kendini nasıl hissettin? Biraz o günden bahseder misin?

Wunder ekibine, ekibin vizyonuna çok güveniyorum. Uzun zamandır bir araya gelip bir şeyler üretmeyi diliyorduk o yüzden bu proje çok özel. Bana nasıl bir proje olmasını dilerdin deseydiniz kesinlikle cevabım Air Max olurdu. Bu nedenle ayrıca mutluyum. Hem son derece enerjik, hem de çok farklı bir deneyimdi. Nedeni belli; METAVERSE! Çekim önce klasik bir set ile başladı, daha sonra beni de baştan çıkaran yerlere doğru gitti. İlk defa kendimi bu kadar farklı, başka birisi gibi hissettim. Kesinlikle kendi hayatıma da ara sıra bu şekilde devam etmek istedim. Hepimiz çok eğlendik, bi süre inanamadık görüntülerimize! Tabii ki peruklarımızdan bahsediyorum, bence çok farklı, cesaret isteyen bir çekimdi ve aşırı eğlenceli geçti. Oradan ayrılırken hepimiz birbirimize hayran ve çok mutluyduk. Bu denli farklı bir çekimde yer aldığım; Wunder ve Nike ekibiyle çalıştığım için ayrıca cok mutlu, gururlu ve şanslı hissediyorum!